05 Kasım 2009 Perşembe

Mutfak Panosu

Bir saattir bloggerdeki blogları geziyorum. Arkadaşların ne kadar aktif olduklarını görünce kendimden utandım. Neredeyse hergün yazı ekliyorlar, bende koca bir ayda 6 tane yazı eklemişim. Eeeee 10marifette yorum yapmak, face'de oyun oynamak, msnden yazışmak gibi çok önemli , hayati işlerim var, nasıl sıra gelsin bloğa, dimi ama:)
Yok artık bundan sonra önemli kararlar aldım, daha çalışkan, daha aktif bir blogcu olmaya aday adayıyım:) Bundan sonra başım ağrısa yazacağım, bıktıracağım sizleri. Bekleyin beni anacım:))

Neysem gelelim şu mutfak panoma...

Çok severek yaptığım bir çalışma bu. Bitmesi biraz uzun sürdü, ama keyifle gidip gelip bakıyorum. Nasıl yaptığımı kısaca tarif edeyim..

1.Önce resmin çıktısını alıp, fotokopicide 2 tane A4 kağıdına sığacak şekilde büyüttürdüm.(ayrıca kabartma yapmak için resimden 2 tane olmalı.) Kalın bir kontrplağın üzerine dekupaj tutkalıyla yapıştırdım.


2.Kabarmasını istediğim yerleri( rafın çekmecelerini, çaydanlığı ve abajuru, yerdeki saksıları, kaşıkların asıldığı küçük rafı vs...) Elimde olan ikinci resimden kestim ve altını oyun hamuruyla kapladım. Kuruduktan sonra resimde aynı yerlerine uhuyla yapıştırdım(boyutlu olması için).

3.Elimde daha önceden fimodan yapmış olduğum yaprakları uygun bulduğum yerelere yapıştırdım.

4.Çerçevesini oluşturmak için alçı-tutkal karışımını çevresine sürüp, ince bir fırçanın sapıyla spiral desenler verdim.

5.Çerçeveyi koyu kahverengiye boyayıp, parmak yaldız geçtim.

   Şu an mutfağa pano olarak astım, asıl amacım bunu altına bir raf yaptırıp bu panoyu rafın kapağı olarak kullanmayı düşünüyorum. Şimdi oturduğum evimde  mutfağım müsait değil. Göçmen kuşlar gibi, bir o şehir, bir bu şehir dolaştığımız için, nasılsa dolap olarak kullanabileceğim bir mutfak çıkar karşıma:)

Photobucket


Photobucket


Photobucket


Photobucket


Photobucket

31 Ekim 2009 Cumartesi

Uzun Bir Teşekkür Yazısı

 Zor zamanlarımın birinde kargoyla gelen bir paket beni inanılmaz mutlu etti. Çocuklardan saklamaya çalıştığım, birkaç damla gözyaşıyla, alelacele açtım paketimi.Sevmem başkasının gözyaşlarımı görmesini. Güçsüz hissederim kendimi. Malesef öyle yetiştirildim, alışkanlıklardan kolay kolay kurtulamıyor insan. Halbuki duygulanınca, sevinince, üzülünce ağlamaktan daha güzel bir şey var mı?
Ne yazacaktım, nereye gelmişim:)  Dostluk güzel şey, hele ki hiç tanımadığın, hiç görmediğin, belkide hiç görmeyeceğin, sadece sanal alemde konuştuğun insanların, candan bir dost çıkması, acını, kederini, sevincini paylaşması daha da güzel. Umut veren bir durum.
10marifette "hiç peçete halkam olmadı" diye yazdığım yorumun hemen ardından Çelebimin postaneye yazdığı "peçete halkaların da benden olsun arkadaşım" notunu okuyunca şaşkına döndüm. Şaşkına döndüm çünkü öncesinde  hiçbir samimiyetimiz , hiçbir konuşmuşluğumuz yoktu. Yüzümde garip bir ifade, adlandıramadığım bir umutla bir süre kaldım öyle. Böyle iyi insanların hala yaşıyor olması ilginç gelmişti bana.
Ve geldi paketim, ince düşücesine hayran kaldım. Müthiş bir zevkle hazırlanmış, kurdelelerle süslenmiş hazırlanmış bir hediye paketi. Evin tüm bireylerine ayrı hediyeler çıktı içinden.
Oğluma kuruboya ve keçeli kalem seti. Kızıma Hello kittyli kalem, cetvel ve silgi takımı. bana başörtüleri, eşime mendil.
Ve ve ve o muhteşem , gözlerimi alamadığım, ışıl ışıl peçete halkaları. Öyle ince bir işçilik, öyle yoğun bir emek.



Photobucket

Photobucket

Photobucket
Aynı şekilde Ahengim de istediğim sedef çiçeğinin tohumlarının yanında kendi el emeği ile hazırladığı kolyeyi göndermiş, çok şık bir paketin içinde.  Yazılarımdan moru sevdiğimi öğrenmiş, mor ve lila tonlarında çok şık bir kolye yapmış bana.



Photobucket




Can dost  GÖNÜLDENELEMİN kırmızı mutfağıma uygun olarak diktiği ekmek sepetim, uğraşarak hazırladığı minik magnet terlikler, gözlük kılıfı olarak kullandığım mor tonlarında kese. Belki de hepsinden önemlisi güzel duygularını katarak yazdığı, sevgisini gönderdiği minik mektubu.

Veeeeeeeee 10marifetin cadısı, güzel sevimli Cansu, taaaa Fransadadan gönderdiği el yapımı kendi gibi sevimli keçe kuşları, içinde kedi kalbinide görebildiğim keçe  bir kalp. Aynı Gönüldenele gibi içinde sevgisi olan mektubu. 





Photobucket
Hepinize gönderdiğiniz hediyeler için, dostluğunuz için, varolduğunuz için çok çok teşekkür ediyorum sevgili arkadaşlarım...

29 Ekim 2009 Perşembe

KIRGINIM

Kızgınım
Kızgınlığım sadece kendime,insanlara bu kadar kolay güvenmeme kızgınım.
İnsanların bu kadar rahat, kolay yalanlar söylebileceğine inanmadığıma kızgınım.
37 yaşına gelmiş çok yer gezmiş, çok insan tanımış biriyim, ama hala masallara inanıyorum, işte buna çok kızgınım.
Kırgınım
hep doğru söylüyor sandığım insana. Filizle ilgili tüm gerçekleri, tesadüfen öğrenmeseydim eğer bu derece kırgın olmayacaktım. Teşekkürler eski arkadaşım, teşekkürler eski kankam, sayende güvenilecek, inanılacak hiçbir şeyin kalmadığını öğrendim. Teşekkürler yaşattığın tüm hayal kırıklığı için.
Döneceğim sevgili dostlarım tekrar, biraz toparlanayım, döneceğim. Bekleyin beni...

15 Ekim 2009 Perşembe

Yumurtaları Nasıl Süsleriz

Yumurtaları nasıl süslediğimle ilgili sorular gelince, yorumlarla cevaplamak yerine yeni bir yazı yazmaya karar verdim. İlk önce matkapla oyduğu muhteşem yumurtlarla bana bu kapıyı açan sevgili Nedret ablaya( http://zarifce.blogspot.com/) sevgilerimi gönderiyorum.


Zor değil aslında yapımı, sadece biraz sabır istiyor o kadar. Böyle ortası açık yumurtayı süslemesi daha da kolay. üzerini oje ile boyayıp,kırık olan kısımlarına istediğim şekilde süsleri yapıştırıp, içini dizayn ediyorum. Yalnız parmakların girmesi zor oluyor, cımbız kullanıyorum. Bu resimde görünen altlıkda biraz tel ve yumurta kolisinin süslü bir şekilde kesilmesiyle oluştu.  Sprey altın yaldızla boyayıp, üzerine boncuğumuzu yapıştırdık mı tamamdır.

Photobucket


Eğer yumurtayı bütün olarak çalışacaksam, kalın bir iğne ile yavaş yavaş fazla bastırmadan, iğneyi bir sağa, bir sola çevirerek deliyorum. İki taraflı delince içi daha kolay boşalıyor. Deliklerden birini genişletip, kolay kırılmasını önlemek için içini alçı tutkal karışımıyla dolduruyorum. Kuruduktan sonra ojeyle boyuyorum. Ojede ısrar etmemin sebebi tekrar vernik istememesi, yoksa her türlü boyayla boyanabilir. Kurumadan önce üzerine biraz toz sim atıp, yine kendi belirlediğim dizaynla üzerini süslüyorum. Takı malzemeleri çok işe yarıyor.

Scrapblog,Scrapbook,Prom


Askıda ki yumurtanın nasıl yapıldığına gelirsek; iki yandan iğneyle deldiğim yumurtanın bir tarafına püskül takıp, içinde tel geçiriyorum, diğer taraftan çıkarıp takı kapama aparatıyla kapatıp, süslemesini yaptıktan sonra asıyorum. Askısıda elektrikçiden alınan bakır kablo.

Photobucket


Altlıklarında özel para vermedim, evde bulunan eski bir telkari vazodan iki tane altlık çıktı:) Şamdanlar, süs için kullanılan küçük objeler, bakır kabloların üzerine şekil vererek yapıştırdığım plastik kapaklar vs. vs... Bunların hepsi aynı renge boyanınca, ışıl ışıl altlıklarımız oluyor. Altlık bulmak için mutfağa girmek yeterli, o kadar çok şey varki altlık yapılacak. En basit bir fikir şık bir rafadanlığı altın rengine boyayın:)

Photobucket


Birde ortası kesilen yumurtalarımız var. Önce tam ortasından bir delik açıp boşaltıyorum, sonra maket bıçağıyla, yavaş yavaş tam ortadan ikiye kesiyorum. Yalnız ondan çok dikkatli olmak gerekiyor. Testere kullanır gibi bir sağa, bir sola. Tamamen kesip birbirinden ayırdıktan sonra, içine ışıltı kumaş yapıştırıyorum. Ne kadar ışıltı varsa o kadar kokoş oluyor. Yumurtaya sadelik yakışmıyor pek:) Dışınıda boyayıp süsledikten sonra, (henüz bulamadım ben ama) minik menteşe olabilir, takı aparatı olabilir, onu japon yapıştırıcısıyla içine yapıştırp yumurtanın açılıp kapanmasını sağlıyoruz.Üzerine kocaman bir taş(küpeler en iyi çözüm) işlem tamamdır...


İlginizden dolayı teşekkür ederim. Umarım aydınlatıcı olmuşumdur. Anlaşılmayan bir yer varsa buradayım efenim. Sevgiler....

13 Ekim 2009 Salı

Yumurta Süsleme Sanatı


Yumurtalarla çalışma yapmayı, onları gelin kız gibi süslemeyi seviyorum. Uzun bir süredir yapmıyordum yumurta süslemesi, sonbahar yarışması gaz verdi, iki tane daha süsledim. Bu sefer yapımını aşama aşama resimledim:)



Photobucket

Photobucket

Photobucket

Photobucket

Photobucket


Photobucket

Photobucket

Photobucket

Photobucket

Photobucket

Photobucket

06 Ekim 2009 Salı

Hediye Kapı Süslerim

Photobucket




         Bunlar sevgili dostlarıma gidecek hediyeler. Yarışmadan önce yapmıştım, ama bir türlü uygun bir paket bulup gönderemedim. Şimdilik burdan görsünler, en kısa zamanda göndereceğim. 3 tane hazırladım. Umarım beğenirler....

04 Ekim 2009 Pazar

Yarışma heyecanı sardı her yanımı:)

  Merhabalar sevgili dostlar...
Bayramdan beri uğramamışım bloğuma, yeni bir yazı göndermeyi bırakın, açmıyorum bile, böyle de sorumsuzum işte:)
10marifetin yarışmasından haberiniz vardır çoğunuzun. İyi oldu yarışma, bu sayede birşeyler yaptım, yaırm işleri bitirdim. Ve daha da güzeli ne yapsam diye düşündüm, kafa yordum. Uzun zamandır birşeyler üretmeyince, birden o kadar çok fikirle doldu ki kafam:) Yoruldum, belim ağrıdı, başım ağrıdı ama değdi:) Ha öyle çok iddialı da değilim,  illa kazanacam gibi bir hırsımda yok, ama cidden zevkliydi,yarışma ortamı, yarışma için yapılan yorumlar, çok eğlendim:)
Neyse işte bende iki tane kapı süsü yaptım, bir yarım küpüm vardı onu tamamladım, bir mutfak panosu yaptım, fiyaskoyla sonuçlanan yapraklı bir abajur(ki onu gödermeyi düşünmüyorum) yaptım.Ve bir yığın fikir var kafamda bakalım yapabilecek miyim:)
Bu ilk yaptığım kapı süsüm. 10marifetteki sevgili Benden'den (ç)alıntıladım bu fikri, biraz değiştirdim. Kalın karton üzerine, fimo ile çalıştım. Ağaç ta i,stediğim etkiyi veremedim ama fena olmadı sanırım. Aynı bu şekilde ama daha iç acıcı, çiçekli yapraklı çalıştım 3 tane daha. Sevgili dostlarıma hediye olacak onlar.
Çok uzun yazdım, uzun yazılar pek okunmuyor(kendimden) biliyorum. Tamam sıkılmayın resimlere hemen geçiyorum:)






Photobucket




Photobucket


Photobucket
Blog Widget by LinkWithin